Adım Reis…

Merhaba..

Ben bir köpeğim.  Adım Reis…

İki yaşındayım. Karlı bir günde  şu anda çok sevdiğim bir abla beni kucağına aldı ve şimdiki evime Oya ablamın yanına getirdi… Önce çok korktum. O gün hiç sesimi çıkaramadım. Evde bir sürü kişi vardı, üç abla, bir abi, yaşlı bir amca ve beyaz saçlı bir teyze.. Amca hastaymış.. Herkes onun etrafında dolanıyordu. Beyaz saçlı teyze de  yeni ameliyat olmuş.. Off ne çok hasta varmış  bu yeni evde…

Ben hastalara önce pek yanaşmak istemedim..  Zaten korkmuştum,  yine yabancı bir yerdeydim.. Bir de ikide bir beni başka başka insanların evlerine götürüp bırakıyorlardı…  Çok ürkektim bu yüzden.. Kimseye bağlanmak,  çok sevmek istemiyordum açıkcası.. Bakalım Oya ablaların evinde kaç gün kalabileceğim? Sonra onlar da beni bir yere götürüp bırakırlar eminim… Beni niye kimse sevmiyor anlamıyorum.. Çok iyi bir köpeğim ben oysa… Ama galiba şu kahrolası çişim yüzünden… Canım sıkıldıkça her yere yapıyorum… Bana kızıyorlar hep.. Çiş yapma diyorlar.. Ama napim tutamıyorum … Bu çiş meselesini halletmem lazım…

Oya Abla’lardaki ilk gecemde hiç sesimi çıkarmadım.. Gelir gelmez koltuğun üzerine yaptığım çişi saymazsak birdaha hiç işemedim… Beni dışarı çıkarmalarını bekledim… Çişimi oraya buraya yapmazsam belki beni göndermezler… İyi insanlara benziyorlar…Bana da  ilk andan itibaren iyi davrandılar… Zaten bir sürü köpek beslemişler daha önceden… Alışkınlarmış hayvanlara… Kedi  de beslemişler.. Ben pek kedi sevmiyorum.. İnşallah benden başka hayvan  yoktur evde….

Benim bir patim sakat… Bana daha önce kaldığım evlerden birinde pitbull saldırdı.. Ön sağ bacağımı kırdı, patimi parçaladı, tırnaklarımı söktü, etlerimi yırttı… Beni doktora götürmediler.. Yaralarım ve kırıklarım kendi kendine iyileşti.. Ama ben de bu saldırı sonucu sakat kaldım.. Bir patim hem yamuk, hem tırnaksız… Ama üzülmeyin ben bunu avantaja çevirmeyi başardım.. Kendimi acındıracağım zaman sakat bacağımı  havaya kaldırıp boynumu büktüm mü tamam.. Ne istersem yaptırabiliyorum beni sevenlere… Hele Oya ablam hiç kıyamıyor bana.. Ne iyi kadın bu ya…

Yeni evime geldiğim gece çok uslu oturdum… Öyle koltukların, yatakların üstüne çıkmadım..Hiç sesimi çıkarmadım, zıp zıp zıplamadım… Sabah beni doktora götürdüler… Bir sürü aşılar yapıldı.. Patimi muayene ettiler… Hiç bir şeyi yok dediler… Bana lacivert bir tasma aldılar… Çok şık oldum…

Hasta teyze ve amca beni çok sevdiler.. Sonra konuşmalardan anladım ki beni aslında bu yaşlı amcayla teyzeye arkadaş olayım diye bu eve getirmişler… Ama benim favorim Oya abla… Çok seviyorum onu…

Ne kadar çişime hakim olayım desem de  Oya ablamı görünce hiç bir şeyimi tutamıyorum, resmen gevşiyorum.. Hele bana  sesini hem kısıp hem de yükselterek “ay yerim senin o ağzını burnunu” diye seslenince kendimden geçiyorum… Hemen olduğum yere işiyiveriyorum… Dikkatli olmam lazım.. Bu evi sevdim.  Buradan gitmemem için ne lazımsa yapmalıyım…

Zaman geçti.. Yerimi sağlamlaştırdım.. Çişimi tutmayı da az biraz başardım.. Bana çok iyi bakılıyor.. Çok rahatım ben.. Çok seviliyorum.. İki tane doktorum var..  Bana hep aşılar yapıyorlar.. Ablam oyuncaklar , güzel mamalar alıyor.. Arabayla gezdiriyor.  Ay vallahi çok mutluyum…Çok korkuyorum nazara geleceğim diye…

Oya ablamların bazı komşuları beni istemiyor… Bazıları da benim en büyük hayranım.. Çok iyi anlaşıyoruz, evlerine misafirliğe bile gidiyorum.. Ama apartmanı silen teyzeyle aram hiç yok… Bana devamlı “senin etini yerim, seni mangal yaparım, seni ısırırım “diyor.. Kadın beni yiyecek diye çok korkuyorum. Ona çok havlıyorum, yanıma yanaşmasın, beni mangalda pişirmesin diye..

Oya ablamın kadın arkadaşlarını çok seviyorum… Erkek arkadaşlarını hiç sevmiyorum.. Kadın arkadaşları çok güzel kokuyorlar.. Hep onları kokluyorum.. Bir iki tanesine aşırı düşkünlüğüm var.. Onlar eve geldimi hiç gitmesinler istiyorum.. Bir tanesinden çok korkuyorum.. Bana bağırıyor.. Oya Ablamın hatırına sesimi çıkarmıyorum.. Yoksa ben bilirim ona yapacağımı…

Çok kıskancım…Kimse birbirine yanaşsın,  sarılsın istemiyorum.. İki kişi yanyana oturunca aralarına girmezsem rahat edemiyorum… Bazı huylarım kötü anlayacağınız.. Bir de çok aç gözlüyüm.. Hiç doymak bilmiyorum. Oya ablamın kek ve poğaçalarına bayılıyorum.. Ama çok sık yapmıyor.. Şişmanmıymış ne…

Bir de sevgilim var..  Ama annesi bizim beraber olmamıza izin vermiyor.. Sevgilimin adı Şiva… Çok güzel, hanımefendi bir kız.. Kontes gibi bir şey.. Ya da prenses… Onu görünce kulaklarımın titremesine mani olamıyorum.  Benim gibi o da kara… Aslında onunda bende gönlü var ama o cadı annesi bize izin vermiyor aşkımızı doya doya yaşayalım… Bekliyorum insafa gelmesini… Çok aşığım ben Şiva’ya…

Allahım ben ne mutlu bir köpeğim…Hep dua ediyorum..Herkes inşallah benim sahip olduğum  imkanlara kavuşur, sevgi dolu ortamlarda yaşar, şiddetten, açlıktan, hastalıklardan korunur… İnsanlar bizim gibi hayvanlara art niyetsiz, gönül dolusu iyiliklerle bakarlar… Kötülüklerden bizleri sahiplerimiz korur.. Bakımlarımız yapılır.. Hastalandığımızda bizi tedavi ettirirler… Devlet büyüklerimiz bizler için ölüm yasaları çıkarmazlar.. Haklarımızı korurlar.. Barınaklara ihtiyaç kalmaz. Bizleri paralarla alıp satmazlar.. Bizlerin üzerinden kötü niyetli kişiler canlarımızı yakarak para kazanmazlar…Kendini bilmez insanlar bize eziyet etmezler..

İnşallah, inşallah, inşallah.

Amin.

 

Oya ENGİN

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir