You Are Here: Home » Soru-Cevap » Atatürk Haftası, İlgili Yazılar ve Şiirler

Atatürk Haftası, İlgili Yazılar ve Şiirler



O tarihten bu yana 10 Kasım’la başlayan hafta, yurdumuzda Atatürk Haftası olarak değerlendirilir.

Günün anlam ve önemini belirten şiirler, yazılar, müzikler, ses dosyaları, sesli şiirler ve tüm konular yazının devamındadır.

Bu hafta içinde; ’ün yaşamı, yurtseverliği, inkılap ve ilkeleri anlatılır. Açık oturumlar düzenlenir. Radyo ve televizyonda, ’ün konuşmaları kendi sesinden dinletilir. ’le ilgili filmler gösterilir.

10 Kasım günü , tüm yurtta törenlerle anılır. Ölüm anı olan saat dokuzu beş geçe “ti” sesi ile saygı duruşuna geçilir. Kara ve deniz taşıtları oldukları yerde durarak düdüklerini çalarlar. Düzenlenen anma törenlerinde Ata’nın yaşam öyküsü, inkılap ve ilkeleri anlatılır, seçilmiş şiirleri okunur.

Atarük Haftası, İlgili mp3, wma, avi, Ses Dosyası, Şarkı, Sesli Şiir ler için buraya tıklayın…

Aşağıdaki konularla ilgili yazıların tamamına ulaşmak için buraya tıklayınız…

ATATÜRK’ÜN CUMHURİYETLE İLGİLİ SÖZLERİ
10 KASIM ORATORYO:UYKUSUZ GECELER
ASKER ATATÜRK
ATANIN GENÇLİĞE HİTABI
ATATÜRK DEVRİMLERİ
ATATÜRK DİYOR Kİ:
ATATÜRK FOTOĞRAFLARI / RESİMLERİ
ATATÜRK HAFTASI
ATATÜRK İÇİN SÖYLENENLER
ATATÜRK İLKELERİ
ATATÜRK İNKILAPLARI
ATATÜRK KRONOLOJİSİ
ATATÜRK KRONOLOJİSİ (ÖNEMLİ OLAYLAR )
ATATÜRK ŞİİRLERİ
ATATÜRK VE HALK
ATATÜRK’ÜN GÜZEL SANATLAR VE SANATÇI İLE İLGİLİ SÖZLERİ
ATATÜRK’ÜN TÜRK TARİHİ HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİ
ATATÜRKÇÜLÜK VE ATATÜRK’E SAYGI
ATATÜRK’E GÖRE ATATÜRK
ATATÜRK’TEN SON MEKTUP
ATATÜRK’ÜN AİLESİ
ATATÜRK’ÜN ÇOCUKLUĞU – 1
ATATÜRK’ÜN ÇOCUKLUĞU – 2
ATATÜRK’ÜN ÇOCUKLUĞU – 3
ATATÜRK’ÜN ÇOCUKLUĞU – 4
ATATÜRK’ÜN HAYATI (Genel)
ATATÜRK’ÜN KİŞİLİĞİ VE ÖZELLİKLERİ
ATATÜRK’ÜN SEVDİĞİ ŞARKILAR
ATATÜRK’ÜN SOY AĞACI
BİLİM VE TEKNOLOJİ KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ
DEVLET ADAMI OLARAK ATATÜRK
DİN VE LAİKLİK KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ
EĞİTİM KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ
GENÇLİK VE SPOR KONUSUNDAKİ GÖRÜŞLERİ
HAYATI-1:ATATÜRK’ÜN ÇOCUKLUK YILLARI
HAYATI-2:ATATÜRK’ÜN ÖĞRENİM HAYATI
HAYATI-3:ATATÜRK’ÜN SİVİL HAYATI
HAYATI-4:ATATÜRK’ÜN ASKERÎ HAYATI
HAYATI-5:ATATÜRK’ÜN SON YILLARI VE ÖLÜMÜ
MUSTAFA KEMAL’İN ARDINDAN
ONUNCU YIL NUTKU
SİZLERDEN GELENLER
TÜRK DİLİ ÜZERİNE GÖRÜŞLERİ
TÜRK KİMLİĞİNE VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNE BAKIŞI
VASİYETNAMESİ

Yukarıdaki konularla ilgili yazıların tamamına ulaşmak için buraya tıklayınız…

Atarük Haftası, İlgili mp3, wma, avi, Ses Dosyası, Şarkı, Sesli Şiir ler için buraya tıklayın…

Comments (12)

  • maraz ali

    Girdim, okudum, çoook güzel !!!

    Cevapla
  • zeyneb

    daha kısa yokmu

    Cevapla
  • sultan

    ben hiç sevmedim bune ya

    Cevapla
  • buse

    okumadığım için birşey diyemiyorum…

    Cevapla
  • buse

    neden atatük ün çocukluğu ile ilğili hiç şiir yok???

    Cevapla
  • çiğdem ak

    neden hiç şiir yok bu sitede

    Cevapla
  • elif

    işime yaradı

    Cevapla
  • elif

    ödevime yardımcı oldu

    Cevapla
  • nisa mine kaleli

    çök güzel yazılar var yaaaaaaaaaaaaaaa

    Cevapla
  • Serdar Yıldırım

    ALTIN SAÇLI, DENİZ GÖZLÜ ÇOCUK

    Mustafa Şemsi Efendi Okulu son sınıfa giderken, birgün sınıf öğretmeni bugün okula bir müfettişin geleceğini, ona karşı saygılı olmalarını, soracağı sorulara doğru cevap vernelerini söyledi. Eğer bilmiyorlarsa kesinlikle parmak kaldırmamalarını ihtar etti. İlk dersten sonraki teneffüste öğrenciler arasında konuşulan tek konu müfettişin sınıfta ne gibi bir soru sorabileceğiydi. Müfettişin sorduğu bir sorunun bile bilinememesi, kötü bir intiba bırakırdı.

    Bu durumda Mustafa, çalışkan öğrenciler arasında ön plana çıkıyor ve arkadaşlarına müfettişin sorduğu en zor soruyu bile doğru cevaplandıracağı sözünü veriyordu.

    İkinci ders, ikinci teneffüs derken, üçüncü dersin ortalarına doğru kapı çalındı ve müfettiş sınıfa girdi. Müfettiş, öğretmenle bir süre konuştuktan sonra sınıfa dönerek ilk soruyu sordu: Osmanlı Devleti, Avrupa’yı fethetmek istedi ama neden başarılı olamadı?

    Belki bu soru öğrenciler için, biraz ağır bir soruydu ama ağırlıkların kaldırılıp kaldırılamayacağı yani sorunun cevaplandırılıp cevaplandırılamayacağı da böyle bir soru sorulmadan bilinemezdi. Bu soru için, sınıfın en çalışkan dört öğrencisi parmak kaldırdı. Bunların arasında Mustafa da vardı. Aslında müfettiş sınıfa girip öğretmenle konuşurken, orta sıralarda oturan sarı saçlı, mavi gözlü ve o mavi gözlerinden zeka fışkıran öğrenciyi hemen farketmişti. Müfettiş, nedense bu sarışın öğrenciye parmak kaldırmasına rağmen, söz hakkı vermemiş, parmak kaldıran başka bir öğrenceden sorduğu sorunun cevabını istemişti. O öğrenci de, müfettişin beklediği bir şablon içinde soruyu cevaplamıştı.

    İkinci soru, ilk sorudan çok daha zor olmalıydı. Bir devlet çıksa, diyelim ki, bu Osmanlı Devleti olsun, dünyaya hakim olsa, bu durum ebediyete kadar devam eder mi?

    Mustafa olaya bu paralelde dik bir çizgi çekmek ihtiyacını hissetmişti. Birbirine paralel giden iki doğru bu dik çizgiyle kesişmeliydi. Mustafa’nın parmak kaldırıp söz isteyerek soruya verdiği cevap şu oldu:

    ” Hayır, etmez. Bırak ebediyeti elli yıl bile devam etmez. Her ne için olursa olsun, başka milletleri boyunduruk altına almak, onları köle durumuna düşürmenin adı emperyalizmdir. Her millet kendi sınırları içinde özgür ve bağımsız yaşamalıdır. Yaşasın özgürlük, yaşasın bağımsızlık!..”

    Mustafa’nın büyük bir coşku içinde söylediği bu sözler üzerine müfettiş, bir süre öğretmenle konuştuktan sonra, Mustafa’nın yanına giderek, O’nu alnından öptü.

    ” Yaşa Mustafa! Türk Milleti, senin gibi son derece bilgili, kültürlü ve düşüncesini korkmadan söyleyebilen, çağdaş yeni nesil gençlere emanet edilecektir. Sen Türk Milli Eğitimi’nin gururusun. ”

    Alıntı

    Cevapla

Yorum Yazabilirsiniz

Bu kodu aşağıdaki kutucuğa yazınız..
*

Tüm içerik kaynak belirtilerek kullanılabilir. 2014 percemler.com

Scroll to top