Bu Dizilerle Nereye Gidiyoruz?

Yeni bir gün ve yeni bir yazıyla MERHABA değerli okuyucular…

İlk yazımız ile ilgili almış olduğum olumlu tepkilerden dolayı herkese çok teşekkür ederim. Malum ilk yazımızda konumuzu diziler, yarışma programları ve görsel medya olarak belirlemiştik zaten.
Toplumumuzdaki bir çok insan gibi bende; günümüzde yayınlanan dizi, yarışma programları ve reklamlardan bir baba hem de bir eğitimci olarak dertliyim.

RTÜK yasası 4. Madde z bendi aynen şöyle “ GENÇLERİN VE ÇOCUKLARIN FİZİKSEL, ZİHİNSEL VE AHLAKÎ GELİŞİMİNİ ZEDELEYECEK TÜRDEN PROGRAMLARIN, BUNLARIN SEYREDEBİLECEĞİ ZAMAN VE SAATLERDE YAYINLANMAMASI.” İlkesi sabah akşam ihlal edilirken; kanun koyucuların ve yöneticilerin, denetleyicileri harekete geçirmesi gerekmez mi?
Genel olarak vatandaşlarımızın büyük çoğunluğu özellikle dizler, yarışma programları ve reklamlardan şikayetçi. Şikayet konularını sıralayacak olursak;
-Dizilerin özellikle bir kısmında sadece değil Türk Toplumu, tüm dünyada kabul görmüş genel ahlak kurallarına uymayan sahneler,
-Dizilerin büyük çoğunluğunda; zenginler ve onlara hizmet eden insanlar arasındaki ilişkilerin işlenirken; zenginlerin çoğunun zenginliklerini nasıl elde ettiklerinin bir türlü anlaşılamaması ve sürekli eğlence hayatı etrafında dolanıyor gözükmeleri;
-Özellikle gençlik ve okul dizilerinde, öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin önemli bir oranın sürekli aykırı insanlarmış gibi gösterilmesi,
-Sözde atalarımızın geçmiş hayatlarının, zaferlerinin ve mücadelelerinin “Harem” dairesine indirgenmesi, (dizilerin başında her şeyin hayal ürünü olduğu belirtilse de karakterler malum ortada.)
-Bir çok dizide şiddet sıradan, olağan bir durum algısının oluşturulması ve “Adalet” i devlet sağlayamıyorsa “Kendi adaletini kendin sağla!” mesajının sürekli dayatılması,
-Türk Toplumu’nda istisnalar hariç ayakkabı ile eve girmek söz konusu değilken; bir çok dizide bu konunun sanki özellikle işlenmesi, gibi daha bir çok şikayet sıralamak mümkün.
-Günlük olarak üretilen şöhretler ve günlük olarak da kaybolan şöhretleri toplumun önüne atan yarışma programları (Kısaca şöhret öğütme programları)
-Özellikle daha ergenlik çağına bile gelmemiş çocukların bir beklenti ile yarışma programlarına çıkartılması o çocukların ilerleyen yaşlarında çeşitli ruhsal bunalımlarına sebep olacağını tüm çocuk psikiyatr uzmanlarının ortak kanaatidir.

Tabi tüm bu sebeplerden dolayı şikayet söz konu olan televizyon programını kumandasıyla değiştiren, ailesi ile izlenecek bir programın akışına kendini kaptıran aileye de sürpriz reklamlarda gizleniyor. Bir balyoz gibi beynimize düşüyor kah bir sakız reklamında, kah bir deodorant reklamındaki (önceden özür dileyerek yazıyorum) öpüşme sahnesi herkesin çoluk-çocuk ekran başında olduğu bir saatte.

Kumandası var kapat türünden tavsiyeler de durumu kurtaramıyor o saatten sonra…

Ortada ki tek sonuç öncelikle evlatlarımız, gençlerimiz ve daha sonra toplumun geri kalan kısmı ister istemez etkileniyor. Özellikle gençlerimiz ve çocuklarımızın ahlaki değerleri yıpranıyor, farkında olmadan ufak ufak bizden olmayan, bize yabancı bir hayata özendiriliyorlar. Soruyu tekrar sorarsak;
BU DİZİLERLE YARIŞMA PROGRAMLARIYLA NEREYE GİDİYORUZ?
Benim düşüncem;
Maalesef Türk Milleti’nin yapısı bozulmaya çalışılıyor diye düşünüyorum.

Peki çözüm;
İçte asıl karışıklık; karmaşa da burada başlıyor. “TV yöneticileri vatandaş şikayetçi ama izlenme oranları çok yüksek demek ki vatandaş istiyor”,
Bizleri yönetenler “kumandası var kapat”,
Ev hanımlar “ne lüksümüz var bir diziye bakıyoruz akşam olunca şunun şurasında”
Gibi bahanelerle günü kurtarmaya çalışıyoruz ama kurtaramıyoruz maalesef.
Ev de herkesin 1 adet dizisi olsa 4 kişilik ailede 4 gün eder. 2’şer dizisi olsa 8 dizi araya 1’er de yarışma eklenirse; etti 12 yani günde ortalama 2 TV programı reklamlarıyla en az 2’er saatten 4 en az 4 saat
Toplumun önemli bir kısmı takip ettiğimiz 1-2 dizimiz var çok mu? Diyebilir ama toplamda önlem alınması gereken bir durum söz konusu.
Önlem olarak en azında bazı dizilerin geç saate alınması (hatta bazı reklamlarında) çözümün ilk adımı olabilir.
Saygılarımla…
ALLAH’A EMANET OLUN.
ALLAH YAR VE YARDIMCINIZ OLSUN…

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir