Çeyiz – Ahmet Candemir (Özgün Yazı)

İlk Yayın Tarihi : 28 Temmuz 2011

Çeyiz kelimesi Arapça cihaz kelimesinden türemiştir. Hemen hemen bütün toplumlarda görülen bu gelenek günümüzde de varlığını devam ettirmektedir.
Çeyiz, evlenecek kadının hakkı olan eşyalardan oluşmaktadır. Bu eşyalar yaşanan topluma göre kız tarafıyla erkek tarafının birlikteliğiyle oluşturulabileceği gibi sadece biri tarafından da hazırlandığı görülmektedir.
İslâm’a göre çeyiz adı altında yapılan eşya, kadının hakkı ve malıdır. Bu eşya ister kızın ana-babası tarafından, isterse mehir karşılığı olarak koca tarafından yapılsın hüküm değişmez. Bu yüzden kocanın, kadına ait çeyiz-eşyasından yararlanması, hanımının iznine bağlıdır. Babanın büluğ çağına gelmemiş kızı için hazırladığı çeyiz eşyası, teslim edilmemiş olsa bile, kızın malı sayılır. Büluğ çağına girdikten sonra hazırlananlar ise, kıza teslim edilmedikçe, onun malı sayılmaz.
Şunu hemen hatırlatalım ki, İslam dini insana kaldıramayacağı ağır yük yüklemez. İnsanda aynı şekilde diğer insanlara onların güçleri üzerinde bir sorumluluğu yüklememelidir. Fakat günümüzde görmekteyiz ki karşı düğünlerde karşı tarafa daha fazla eşya aldırmak için adeta insanlar birbirleriyle yarış yapmaktadırlar. Çoğu zaman alınan veya hazırlanan eşyayı kullanmak veya giymek için bir ömür kâfi gelmez. Bunların çoğu sandıklarda/dolaplarda yıllar geçtikçe ya demode olur, ya da haşerata yem. Bu yüzden İslâm dini her konuda olduğu gibi bu konuda da orta yolu tavsiye eder, gerçek ve zarurî ihtiyaçları esas alır.
Burada Hz. Peygamber (s.a.s.)’in kızı Hz. Fâtıma için hazırlanan çeyizi örnek olarak vermek doğru olacaktır. Hz. Peygamber, kızı Fâtıma’nın düğününde Hz. Ebû Bekr’i çağırarak şöyle demiştir. “Ey Ebû Bekir şu parayı a! çarşıya giderek Fatıma ya gerekli çeyiz eşyasını al. Sana yardımcı olması için Selman-ı Farisî ve Bilal-i Habeşî yi de beraberinde götür.” Hz. Peygamber ona, Hz. Ali’nin mehir olarak verdiği 400 dirhem gümüş paradan 63 dirhemini vermişti. Çarşıdan alınan çeyiz eşyası şunlardır: 3 adet minder, 1 adet seccade,1 adet içi hurma lifiyle dolu yüz yastığı, 2 adet el değirmeni, 1 adet su tulumu,1 adet su testisi,1 adet meşin su bardağı,1 adet elek,1 adet havlu,1 adet koç postu, 1 adet alaca kilim,1 adet divan, 2 adet Yemen işi alaca elbise,1 adet kadife yorgan.
İsraf dinimiz tarafından kabul görmeyen bir davranıştır. Nitekim Kuran-ı kerimde Yüce Allah (cc) şöyle buyurmaktadır: “Malını israf ile saçıp savurma. Çünkü malını saçıp savuranlar, şeytanın kardeşleri olmuştur. Şeytan ise Rabbine çok nankördür”
“Yiyin için israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez”
(Asım Köksal, Hz. Muhammed ve İslâmiyet, Medine Devri, II, 216)
(el-İsra, 17/26-27)
(el-Araf 7/31)
Her konuda olduğu gibi çeyiz konusunda da en doğrusu, orta yolu tutmaktır. İsraf etmeden, karşı tarafa gereğinden fazla yük olmadan ihtiyaç olan şeyleri almak örnek bir davranış olacaktır.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir