Düşünce ve Davranış Tarzımızın Kaynağı

Diyelim ki Ankara’nın merkezinde belirli bir yere gitmek istiyorsunuz. Kentin yol haritası, istediğiniz yer ulaşmanıza yardımcı olacaktır. Ama diyelimki size yanlış harita verildi. Bir baskı hatası yüzünden üzerinde “Ankara” yazılı harita aslında İzmir’in haritası. Boş yere nasıl didineceğinizi, gideceğiniz yere varabilmek için göstereceğiniz çabanın nasıl boşa çıkacağını düşünebiliyor musunuz? Davranışınız üzerinde çalışabilirsiniz. Daha fazla çaba gösterir, daha çok çalışır hızınızı iki katına çıkarırsınız. Ama bütün bu çabalarınız sizi yalnızca yanlış yere daha hızlı götürür.

Tutumunuz üzerinde çalışabilir, daha olumlu düşünebilirsiniz. Yinde istediğiniz yere ulaşamazsınız. Ama buna aldırış etmeyebilirsiniz. Tutumunuz öylesine olumludurki, nereye giderseniz gidin mutlu olursunuz.

Ne var ki, yinede yolunuzu kaybetmiş olursunuz. Temel sorunun davranış yada tutumunuzla bir ilgisi yoktur. Bu tamamen elinizde yanlış harita bulunmasıyla ilgilidir.

Elinizde Ankara’nun doğru haritası varsa, o zaman çaba önem kazanır. Yolda sizi hüsrana uğratan engellerle karşılaşırsanız, o zamna tutum büyük bir fark yartabilir. Ancak ilk ve en önemli koşul haritanın doğru olmasıdır.

Hepimizin kafasının içinde bir çok harita vardır. Bunlar iki ana gruba ayrılabilir: şeyleri oldukları gibi gösteren haritalar, yani gerçeklikler; ve şeylerin nasıl olmaları gerektiğini gösteren haritalar, yani değerler. Yaşadığımız herşeyi bu zihinsel haritalara göre yorumlarız.

Ender olarak doğru olup olmadıklarını kendi kendimize sorarız; genellikle bunlara sahip olduğumuzun farkına bile varmayız. Yalnızca gördüğümüz şeylerin gerçekten öyle olduklarını; yada öyle olmaları grektiğini varsayarız.

Tutumlarımız ve davranışlarımızda bu varsayımlardan doğar. Onları görüş biçimimiz, düşünce ve davranış tarzımızın kaynağıdır.

Kaynak: mesutweb (internet)

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir