Evlilik ve İletişim

HER DOĞRU HER YERDE SÖYLENMEMELİ

Yani işin aslı; “sır” denilen şey öyle basit bir olay, bir söz değildir. Kimi evde kırılan bir bardağın sır olarak saklanması gerekirken kimi evde de atılan her adımın aşikar edilmesi şarttır. Sırlar insanlara göre, eşlere göre, hayatlara, fıtratlara göre farklılık gösterir. Evlikte sırların da diğer tüm meseleler gibi kıldan ince kılıçtan keskin bir konu olduğunun altını çizen Reşide Hanım 30 yıllık evliliğinden çok güzel ve “sır”lı(!) bir anısını naklederek esasında tüm konuyu özetliyor bizlere. “30 yıl önce evlendiğimde annemin bana söylediği söz ‘Bak kızım bundan sonra anan da atan da evin de barkın da ocağın da kocanın yanıdır. Bir yastığa baş koyacak, bir ömrü paylaşacaksınız. Onu kendine yaren bil, onu hoş tut, gizlin saklın olmasın, kocandan habersiz iş yapma’ oldu. Rahmetli anneciğimin bu sözleri bana çok tesir etti lakin biraz yanlış anlamışım onu. Kocandan habersiz iş yapma deyince olanı biteni, her şeyi kocama anlatmaya başladım. O zamanlar köy yeri, kaynanam, kayınbabam, görümcem falan hep bir evde yaşıyoruz.

Bir gün erkekler tarlaya gitti, kaynanam da görümceme hayvanları yemlemesini söyledi. Görümcem de ‘İşim var Reşide yapsın’ deyiverdi. Neyse hayvanları yemledim, akşam oldu eşim geldi, ‘Ne yaptınız bugün?’ deyince ben de yine anamın nasihatidir deyip anlatıverdim tüm olanları, hiçbir şey saklamadan. O sırada konuşmalarımızı kaynanam duymuş, geldi iki gözü iki çeşme, söyleniyor. ‘Kızım inan ben seni çalıştırmak için söylemedim, kız yapmayınca sana söyleyiverdim. Nazım geçti ondan dedim, kocana bizi şikayet de neyin nesi?’ Donakaldım o an. Ne açıklama yapabiliyorum, ne olayın içinden çıkabiliyorum.

İşte o olay bana ders oldu, anladım ki anacığım doğru söylemiş de ben yanlış anlamışım. Kocama her şeyi anlatmanın lüzumu yokmuş. Anlatılacak olanın da yeri ve zamanı çok önemliymiş. Olay tatlıya bağlandı elbet lakin 30 yıldır her aklıma gelişinde hayıflanırım, kendime kızarım; ne diye içinde tutmadın Reşide diye. O gün bu gündür de her bildiğimi söylemem kocama. Ben on bilirsem o beş bilir, ama olsun ağzımızın tadı hiç kaçmadı çok şükür.”

SIRRIN SINIRI

Evlilikte hepimizin gayesi ağzımızın tadını kaçırmadan bir ömür birlikte olabilmek… Bunun için de elbet pek çok fedakarlıkta bulunmak gerekiyor. Bazen susmak bazen de konuşmak evliliğimizi dengede tutuyor. Bu sebeple eşlere düşen en önemli görev evliliğine inanmak, güvenmek, bir ömür devam etmesini dilemek ve o niyetle hareket etmek olmalı. Ancak unutmamamız gereken bir husus da var ki bizler de tıpkı eşlerimiz gibi tek başımıza birer bireyiz. Hayatımızın büyük bir kısmında elbette eşimiz ve çocuklarımız var. Ancak onların dışında bize ait olan küçük de olsa bir parça var. İşte o parçada yaşadıklarımız bizim inisiyatifimizde olmalı ve o parçada yaşananlar yeri geldikçe “ortak hayatımız”a yansıtılmalı. Çünkü ancak bu şekilde dengeyi tutturabiliriz. Her sözü sır bilmez, her aşikar edileni de sır addetmezsek gönlümüz hoş, yuvamız da huzurlu olur.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir