Haram…

Her gün köpeğini gezdirmeye götürdüğünde kendilerini gören bakkalın kızı mutlaka uzaktan seslenirdi “Ablacım getirirmisin biraz seveyim köpeği…”

Yine yüzündeki kocaman gülümsemesiyle köpeği sevmek için sabırsızlandığı her halinden belliydi..

Köpekte kendisine yöneltilen bu sevgi dolu davete hızla cevap vermiş ve sahibinin elindeki tasmayı zorlayarak  bakkalın kapısına doğru heyecanla seyirtmişti bile..

Kadın köpekle beraber bakkalın kapısına geldiğinde bakkalın kızı yere çömelmiş kollarını kocaman açmış adeta köpeği kucaklamak için hazırlanmıştı.

Tam o anda bakkalın içinden gelen canhıraş bir ses hem köpeğin sahibini hemde bakkalın kızını oldukları yere adeta mıhladı. İkiside bakkalın içinden telaşla çıkan kadına baka kaldılar.. Köpek ise kuyruğunu devamlı sallıyor ve hala neden her zamanki gibi sevilip okşanmadığını sanki merak ediyordu..

Kadın “haram” diye seslendi bakkalın kızına…

“elleme sakın haram”

Köpeğin sahibi bir bakkalın kızına bir de bakkaldan çıkan kadına baktı…

Kız  şaşkınlık içinde kalakalmış bir kuyruk sallayarak sevilmeyi bekleyen köpeğe bir de kadına bakıyordu.

Bakkaldan çıkan kadın yüzünde bir nefret, bir tiksinme ifadesiyle kıza tehditler yağdırmaya başladı.

“Elleme, sevme onu.. haram o.. Elinden hiç bir şey yemem ve eğer o köpeği ellersen bu bakkaldan da alış veriş etmem bir daha haberiniz olsun..”

Bakkalın kızı bu tehditler karşısında ne yapacağını şaşırdı…Köpeğin sahibi ise bu ve bu zihniyetteki insanlarla çok karşılaştığı için fazla bir tepki vermedi ama kızın ne yapacağını görmek için sanırım, öylesine bu sahneyi sessizce izlemeye koyuldu…

Bakkalın kızı ağlamaklı bir ifadeyle;

“Ama yenge dedi… (Bu arada kadının hem müşteri hem de akraba olduğunu öğrenmiş olduk..) neden ki? Ben çok seviyorum..Köyde dedemin de vardı.. Koyunları korurdu.. Hatırlasana.. Ne kötülük var ki?.. Neden haram olsun ?… diye cılız bir sesle savunmaya geçti.

Ama yenge ısrarla eğer köpeği severse artık buradan alış veriş etmeyeceğini söylüyor başka da bir şey demiyordu…

Bakkalın kızı boynunu büktü… Yengesiyle baş edemeyecekti belli. Yaşı küçüktü.. Büyüklerine saygıda kusur etmeyen bir gelenekle yetişmiş belliydi. Birde belki babasından korkmuştu…Bu devirde müşteri ve para bir çok şeyden önemliydi…

Bir köpek sevmek için bir akrabayı küstürüp müşteriden olmak gereksizdi.

Köpekte sürekli kuyruğunu sallıyor ve  hala sevilip okşanmayı bekliyordu…

Kadın köpeğini kendisi  okşadı… Sevdi..

Bakkalın kızı hayal kırıklığı yaşamış bari köpek yaşamasındı…

Kadın; köylerde koyunlarımızı, ineklerimizi, bağımızı, bahçelerimizi emanet ettiğimiz, şehirlerde evlerimizi koruyan, uyuşturucu belasıyla mücadelede en büyük yardımcılarımız, karda hasta sedyelerini çeken ,görmeyenlere göz olan, depremde enkaz altında canlı ararken kendisinden medet umduğumuz köpekler neden haram olarak adlandırılıyor ve köpeklerden neden insanların bazıları bu kadar nefret ediyor diye düşünerek bakkalın önünden, yengeden ve onun tuhaf zihniyetinden uzaklaştı..

Ertesi gün bakkalın kızının yine köpeği sevmek isteyeceğini bilerek dudaklarında beliren hınzırca bir gülümsemeyle yanında yürüyen köpeğine şevkat ve sevgiyle  baktı…

Oya ENGİN

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir