Tebessüm – Ahmet Candemir (Özgün Yazı)

İyilik yapmak için çok uzaklara gitmeye veya büyük fedakarlıklar yapmaya her zaman gerek olmaz. Hz. Peygamber (sas)’in buyruğu bizim için kolay bir kapıyı aralamaktadır: “(Mümin) kardeşine tebessüm etmen sadakadır. İyiliği emredip kötülükten sakındırman sadakadır. Yolunu kaybeden kimseye yol göstermen sadakadır. Yoldan taş, diken, kemik gibi şeyleri kaldırıp atman da senin için sadakadır.”

Şöyle bir düşündüğümüz zaman, bizi cennete götürecek ve cehennemden uzaklaştıracak o kadar çok şey var ki görmek lazım elbette bunları. Yarattığı kullarını çok seven Allah (cc), onların her iki dünya saadeti için birçok imkan hazırlamıştır. Güler yüz gibi çok basit ve kolay bir davranışa dahi sevap verecek kadar.

Güler yüz bize sadaka sevabı kazandırmanın yanında etrafımızdaki dostların artması içinde bir vesiledir. Asık suratlı bir kişinin etrafında kimse durmak istemez. Hayatının sıkıntılı dönemeçlerinde kendisinde teselli bulacakları, sıkıntılarını hüzünlerini hafifletecek insanlara yakın olmak isterler.

Bazen bir tebessüm çok ağır bir hastayı hayata döndürür, bazen ise küçük bir sıkıntıyı devasa bir hale getirir.
Hayatta umutsuzluk hep ulaşılamaz bir mahzende bekletilmeli ve üzerine en büyük kilitler vurularak anahtarı okyanusun dibine atılmalı ki kapıyı açması mümkün olmasın ve oraya hiç kimse uğramasın. Hayatta her şeyi olumsuz bir şekilde değerlendirmek ve çözümsüzlüğü hayatın merkezine koymak insana hiçbir şey kazandırmaz. Öyle insanlar görürsünüz ki suratı her zaman bir karıştır. Huzursuz olursunuz ona her baktığınızda. Sanki dünya üzerine yıkılmış ve altında kalmıştır. Bunun aksine öyle insanlar da vardır ki, çok hastadır ya da belalarla boğuşmaktadır. Ama dilinde hep “çok şükür Allahıma. Daha kötüsü de olabilirdi” diyerek şükretmektedir Rabbine ve inadına gülümsemektir sıkıntıların asık yüzüne.

Doğrusuda budur zaten. Dünyada sıkıntı çekmeyen bir insan aramak, karanlık bir gecede iğne aramak gibi bir şeydir. Bulamazsınız mümkün değil. İnsan mutluluğu ve huzuru kendi içinde aramalıdır sahip olduğu malında mülkünde değil. Ancak o zaman hzuru bulacaktır. Bu nedenle zenginlik insana çoğu zaman huzuru getirmez. Hatta doyuma ulaştıran zenginlik beraberinde intiharları da getirmektedir.

Öyleyse küçücük bir tebessümü başkalarından esirgemek nedendir. Asık bir surat hem bizi üzecek hem de başkalarını. Hem bizim hayatımızı zorlaştıracak hem başkalarının. O zaman bir tebessümle dahi olsa hayatımızı ve başkalarının hayatını güzelleştirmeye çalışmalıyız birlikte.

Bunları da sevebilirsiniz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir